DanıştayYapı Denetim Yargı Kararları21.06.2023 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim

Bu kararda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bir denetçinin görev yaptığı yapı denetim kuruluşuna üç defa idari para cezası verilmesi şartının, üç cezanın da aynı yapı denetim kuruluşuna verilmiş olmasını gerektirip gerektirmediğini incelemiştir. Somut olayda davacı denetçi, iki farklı yapı denetim kuruluşunda görev almış ve bu kuruluşlara toplam üç idari para cezası verilmesine sebep olmuştur. Kurul, 4708 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 8. fıkrasında yaptırımın uygulanabilmesi için üç cezanın aynı kuruluşa verilmiş olması yönünde bir şart bulunmadığını, yaptırımın muhatabının denetçi olduğunu belirterek, farklı kuruluşlara verilen cezaların da tekerrüre esas alınabileceğine hükmetmiştir.

T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/679
Karar No: 2023/1500
Karar Tarihi: 21.06.2023

TEMYİZ EDEN (DAVALI): […] Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. […]

KARŞI TARAF (DAVACI): […]

İSTEMİN KONUSU: […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacının denetçi belgesinin iptal edilerek, üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev almaması ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olmaması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca kaydının tutulmasına dair […] tarih ve […] sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararıyla;

Davacının görev yaptığı, … Şirketinin sorumluluğunda bulunan […] YİBF ve […] YİBF Nolu yapılara ilişkin aykırılıkların 2012 yılına, … Şirketinin sorumluluğunda bulunan […] YİBF Nolu yapıya ilişkin aykırılıkların da 2013 yılına ilişkin olduğu, bu nedenle, davacı açısından, 4708 sayılı Kanun’un anılan yıllarda yürürlükte olan hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği,

Dava konusu işlemin, 4708 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca tesis edildiği, söz konusu maddede 23/04/2015 tarihinde değişiklik ile somut olay açısından daha ağır yaptırımlar öngörüldüğü, cezai yaptırımlara ilişkin mevzuatta yapılan değişikliklerde, lehe olan hükümlerin ilgililer hakkında uygulanmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, ancak 2015 yılında yapılan Kanun değişikliğinin lehe hükümler içermediği anlaşıldığından, yapı denetim kuruluşuna üç defa idari para cezası uygulanmasına sebep olunduğundan bahisle daha ağır yaptırım öngören düzenleme esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği,

Öte yandan, uyuşmazlık, dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre incelendiğinde de; denetçi belgesinin iptal edilerek üç yıl süre ile herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev alınamayacağı ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olunamayacağına dair idari yaptırımın uygulanabilmesi için, denetçi, mimar veya mühendisin üç defa idari para cezası verilmesine sebep olduğu yapı denetim kuruluşunun, her üç idari para cezası yönünden de aynı yapı denetim kuruluşu olması gerektiği, olayda ise, davacının görev yaptığı iki farklı yapı denetim kuruluşuna verilen idari para cezalarının işleme dayanak alındığı görüldüğünden, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 07/07/2021 tarih ve E:2021/1673, K:2021/9237 sayılı kararıyla;

İdari işlem niteliğindeki idari yaptırımların, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerektiği, ancak, suç ve cezalar açısından, dayanağını Anayasa’dan alan “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi”, işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun hükmü uyarınca suç sayılan bir fiil daha sonra yürürlüğe giren bir kanun hükmü ile suç olmaktan çıkarılmışsa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmü, suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun hükmüne göre suçlunun lehine bir düzenleme getiriyorsa, sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün daha önce işlenmiş olan suç sayılan fillere uygulanmasını öngördüğü,

Kabahatler Kanunu’nda da, idari yaptırımlar yönünden lehe olan hükmün uygulanması ilkesi benimsenerek bu konuda Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerine atıf yapıldığı, İdari yaptırımlar yönünden lehe olan hükmün uygulanabilirliğinin değerlendirilmesinden önce, yaptırımın uygulandığı tarihte yürürlükte olan Kanun hükmüne göre, dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan eylemlerin, diğer bir ifade ile yaptırımın karşılığı olan kabahatin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiği,

Bu kapsamda; uyuşmazlıkta, yapı denetim şirketlerine idari para cezası verilmesine esas alınan […] YİBF nolu teknik inceleme raporundan; davacının anılan yapı denetim şirketlerinde mimar olarak görev yaptığı ve denetim sorumluluğunu Kanunda öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirmediğinin anlaşıldığı,

4708 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yapılan ve 23/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile yapı denetim kuruluşlarının kanuna aykırı fillerine uygulanacak idari yaptırım türlerinin bütünüyle değiştiği görüldüğünden, yapılan değerlendirme neticesinde, maddenin, işlem tarihinde yürürlükte olan halinin, önceki haline göre daha lehe hükümler içerdiği sonucuna varıldığı,

Bu nedenle, dava konusu işlemin, daha lehe olan 23/04/2015 tarihli Kanun değişikliklerine uygun olduğu, davacı denetçi hakkında, denetim sorumluluğunu mevzuata uygun olarak yerine getirmemesi sebebiyle, yapı denetim kuruluşlarına üç defa idari para cezası verilmesine sebep olunduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk derece mahkemesi kararında ve bu karara karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı,

Öte yandan, Kanun’da, denetçinin görev yaptığı ve hakkında üç idari para cezası verilmesine sebep olduğu yapı denetim kuruluşunun, aynı yapı denetim kuruluşu olmasını gerektiren bir düzenleme bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin anılan gerekçede de isabet bulunmadığı gerekçesiyle, […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ […]’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

… Ltd. Şti. ile … Ltd. Şti.’nde sorumlu denetim elemanı (mimar, proje ve uygulama denetçisi) olarak görev yapan davacı tarafından, anılan şirketlerden … Ltd. Şti’nin denetim sorumluluğunu üstlendiği […] YİBF ve […] YİBF Nolu yapılarla ilgili görev ve sorumlulukları yerine getirmediğinden bahisle adı geçen şirkete sırasıyla 2.459,20-TL ile 2.385,62-TL idari para cezası verildiği, … Ltd. Şti’nin denetim sorumluluğunda bulunan […] YİBF Nolu yapı nedeniyle de, adı geçen şirkete 3.341,27-TL idari para cezası verilmesine karar verildiği görülmektedir.

Bu nedenle, görev aldığı yapı denetim kuruluşlarına üç defa idari para cezası uygulanmasına sebep olunduğundan bahisle, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 8. maddesinin 8. fıkrası ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, davacının denetçi belgesinin iptal edilerek, üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev almaması ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olmaması için Bakanlıkça kaydının tutulmasına dair […] tarih ve […] sayılı işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un “Yapı denetim kuruluşları ve görevleri” başlıklı 2. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde; “Proje müelliferince hazırlanan, yapının inşa edileceği arsa veya arazinin zemin ve temel raporları ile uygulama projelerini ilgili mevzuata göre incelemek, proje müelliferince hazırlanarak doğrudan kendilerine teslim edilen uygulama projesi ve hesaplarını kontrol ederek, ilgili idareler dışında başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulmadan, ilgili idareye uygunluk görüşünü bildirmek” (c) bendinde; “Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek”, (g) bendinde; “Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirmek” hükümlerine yer verilmiştir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un “Denetim faaliyetinin durdurulması ve izin belgesinin iptali” başlıklı 8. maddesinin ilk halinde; “Yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların veya son üç yıl içerisinde üç defa olumsuz sicil alanların veyahut 3 üncü maddenin son fıkrası ile 6 ncı maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket ettiği belirlenenlerin denetim faaliyeti, yapı denetim komisyonunun teklif üzerine Bakanlıkça bir yıla kadar durdurulur ve belgesi geçici olarak geri alınır. Durdurma kararı, Resmî Gazetede ilan edilir ve sicillerine işlenir.

Denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına neden olan yapı denetim kuruluşunun mimar ve mühendisleri, bu süre içerisinde başka ad altında dahi olsa hiçbir denetim faaliyetinde bulunamaz. Geçici durdurmaya neden olan mimar ve mühendisler Bakanlıkça ilgili meslek odasına bildirilir. Meslek odaları, bu kişiler hakkında kendi mevzuatına göre işlem yapar.” hükmüne yer verilmekte iken, Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 2015 yılında yapılan değişiklik ile, 8. maddenin başlığı “İdari müeyyideler ve teminat” olarak değiştirilmiş ve ” … Yapı denetim kuruluşuna üç defa idari para cezası verilmesine sebep olduğu anlaşılan denetçi mimar ve denetçi mühendislerin belgeleri, Merkez Yapı Denetim Komisyonunun kararı ile iptal edilir. Bu suretle belgesi iptal edilen denetçi mimar ve denetçi mühendisler, üç yıl süre ile herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev alamaz ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı da olamaz…” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta ısrar hususu, Kanun’un 8. maddesinde 2015 yılında yapılan değişikliklerin, önceki haline göre lehe olup olmadığına ve yapı denetim kuruluşunun üç defa idari para cezası almasına neden olunduğu gerekçesiyle sorumlu denetim elemanı hakkında Kanun’un 8. maddesinin 8. fıkrası uyarınca denetçi belgesinin iptal edilmesi ve üç yıl süre ile herhangi bir yapı denetim ve laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev almaması ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olmaması yolundaki idari yaptırımın uygulanabilmesi için, üç idari para cezasının “aynı yapı denetim kuruluşuna” verilmiş olmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, 4708 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 23/04/2015 tarihli değişiklikten önceki halinde, bu Kanuna aykırılık tespit edilmesi halinde, yapı denetim kuruluşlarına bir yıla kadar denetim faaliyetinin durdurulması ve belgelerinin geçici olarak alınması yönünde yaptırım uygulandığı ve denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına neden olan yapı denetim kuruluşunun mimar ve mühendislerinin, yapı denetim kuruluşunun faaliyetinin durdurulduğu süre zarfında başkaca bir denetim faaliyetinde bulunmasına izin verilmediği, bir diğer ifadeyle, yapı denetim kuruluşunca, Kanun’da sayılan görevlerinin herhangi birinin ihlali halinde, denetim faaliyetinin bir yıla kadar durdurulabileceği ve şirket ile beraber aynı anda/doğrudan denetim elemanlarının da faaliyetinin durdurulduğu görülmektedir.

Maddenin önceki halinde idari para cezası yaptırımına yer verilmediği halde, 2015 yılında yapılan değişiklik ile, yapı denetim kuruluşlarının bazı fillerinin öncelikle idari para cezası ile cezalandırılması, bazı hallerde faaliyetin geçici durdurulması, sayılan diğer sebeplere bağlı olarak da, yapı denetim izin belgesinin iptal edilerek faaliyetin sona erdirilmesi yönünde yaptırımlara yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) ve (g) bentlerine aykırılık hallerinde, 2015 yılında yapılan Kanun’un 8. maddesinde yapılan değişiklik ile denetim kuruluşları açısından Kanun’a giren “idari para cezası” yaptırımının, “geçici olarak faaliyetin durdurulması” yaptırımına göre lehe olduğu, zira bu süreçte şirketlerin faaliyetlerine devam edebildikleri, ayrıca görev alınan yapı denetim kuruluşlarına ilişkin olarak idari para cezası tesis edildiği hallerde, denetçiler açısından da aynı anda idari yaptırım uygulanmadığı ve denetçilerin denetim faaliyetlerine devam edebildikleri, üç defa idari para cezası verilmesine neden olunduğu hallerde denetçilerin yaptırım ile karşı karşıya kalabileceği sonucuna varıldığından, 4708 sayılı Kanun’un 8. maddesinin, denetim görevinin Kanun’a aykırı olarak yerine getirildiği 2012 ve 2013 yıllarındaki hali yerine, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haline göre tesis edilen dava konusu işlemde, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan; İdare Mahkemesince, denetçi belgesinin iptal edilerek üç yıl süre ile herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda idari veya teknik bir görev alınamayacağı ve başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olunamayacağına dair idari yaptırımın uygulanabilmesi için, denetçi mimar veya mühendisin üç defa idari para cezası verilmesine sebep olduğu yapı denetim kuruluşunun, her üç idari para cezası yönünden de aynı yapı denetim kuruluşu olması gerektiği, olayda ise davacının görev yaptığı iki farklı yapı denetim kuruluşuna verilen idari para cezalarının işleme dayanak alındığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, işlemin dayanağı olan 4708 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 8. fıkrasındaki hükmün, denetçinin görev yaptığı ve hakkında üç idari para cezası verilmesine sebep olduğu yapı denetim kuruluşunun aynı yapı denetim kuruluşu olmasını gerektiren bir düzenleme olarak kabulüne olanak bulunmadığı görülmektedir.

Nitekim idari yaptırıma bağlanan husus, denetçinin, yapı denetim kuruluşunun denetim sorumluluğunda bulunan yapıları, 4708 sayılı Kanun gereğince usulüne uygun olarak denetlemeyerek görev aldığı yapı denetim kuruluşunun üç defa idari para cezası almasına sebep olmasıdır. Dolayısıyla denetim görevinin mevzuata uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle denetim sorumluluğu uhdesinde olan yapı denetim kuruluşuna idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vermenin üç kez tekrarlanması hususu idari yaptırıma bağlandığından ve yaptırımın muhatabı denetçi olduğundan, üç idari para cezasının da aynı yapı denetim kuruluşuna verilmesi zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Dava konusu olayda, adı geçen şirketler hakkında tesis edilen idari para cezalarının aynı yere ilişkin olmadığı ve aynı inceleme kapsamında da kabul edilemeyeceği dikkate alındığında, sorumlu denetim elemanı (mimar, proje ve uygulama denetçisi) olan davacının, bahsi geçen idari para cezalarına sebep olup olmadığı hususu değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, idari yaptırıma konu olan fillerin işlendiği tarihlerde yürürlükte olan kanun hükmüne dayalı olarak işlem tesis edilmediğinden ve davacı tarafından farklı yapı denetim kuruluşlarına idari para cezası verilmesine neden olunduğundan bahisle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın […] Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 21/06/2023 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk