Bu güncel kararda Danıştay, ruhsata aykırı inşaat nedeniyle yapı denetim kuruluşuna hem 3194 sayılı İmar Kanunu hem de 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında idari para cezası uygulanıp uygulanamayacağını incelemiştir. Mahkeme, 4708 sayılı Kanun’un yapı denetim kuruluşlarının görev ve sorumluluklarını ve bunlara uygulanacak yaptırımları özel olarak düzenlediğini, bu nedenle ruhsata aykırılığı idareye bildirmeyen yapı denetim kuruluşuna 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesi kapsamında ayrıca para cezası verilemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca yapı tatil tutanağının aykırılıktan etkilenen alanı somut gerekçelerle ortaya koymaması nedeniyle idarenin işlemini hukuka aykırı bulan ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
—
T.C. DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
Esas No: 2022/4559
Karar No: 2025/6076
Karar Tarihi: 25.11.2025
TEMYİZ EDEN (DAVALI): […] Belediye […]
VEKİLİ: Av. […]
KARŞI TARAF (DAVACI): […] Yapı Denetim Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. […]
İSTEMİN KONUSU: […] Bölge İdare Mahkemesi […] İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, […] Mahallesi, […] pafta, […] ada, […] parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıda ruhsata aykırı inşai faaliyetlerde bulunulduğundan bahisle davacı yapı denetim kuruluşuna 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 694.961,84-TL idari para cezası verilmesine ilişkin […] tarih ve […] sayılı Zeytinburnu Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: […] İdare Mahkemesince verilen […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararda; encümen kararının içeriğinde ve bu işleme dayanak yapı tatil tutanağında aykırılıktan etkilenen alanın 9641 m2 olarak belirtildiği, yapı tatil tutanağının içeriğinde, yapının 4 ayrı kesiti ([…]=892 m2, […]=828 m2, […]=4881 m2, […]=660 m2) üzerinden toplam aykırılıktan etkilenen alanın belirlendiği halde, 4 ayrı kesite ilişkin aykırılıktan etkilenen alan hesabının nasıl yapıldığının ortaya konulamadığı, sadece bir kesit yönünden (3,60m – 6,70m – 9,80m) ayrıntılı ölçüm yapıldığı, bu ölçümün ise hangi alana ilişkin olduğunun belirtilmediği gibi, yapılan hesabın, yapının tamamını mı, yoksa ruhsatlı yapıda ruhsata aykırı kısımlara ilişkin mi olduğu hususunun açık olarak ifade edilmediği belirlendiğinden bu yönüyle aykırılıktan etkilenen toplam 9641 m2 alanın nasıl hesaplandığına ilişkin somut gerekçelerin ortaya konulamaması karşısında, düzenlenen yapı tatil tutanağının ruhsatsız alanın belirlenmesine ilişkin ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı sonucuna varıldığından, usulüne uygun düzenlenmediği belirlenen yapı tatil tutanağı dayanak alınarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, kararda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, […] Mahallesi, […] pafta, […] ada, […] parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıda yapılan denetimde düzenlenen […] tarih ve […] sıra numaralı yapı tatil tutanağında, inşaatın kurulumunun vaziyet planına uymadığı, 2BK katında imalatı tamamlanan yerlerin kat planından farklı olarak yapıldığı, temel üst kotunun 6,30 m olması gerekirken fazla hafredilerek yerinde 9.80m olarak projesinde 2BK olması gerekirken 3BK olarak yapıldığı, 2BK katının ve kat yüksekliğinin projesi ile uyuşmadığı tespit edilmiştir.
Zeytinburnu Belediye Encümeninin […] tarih ve […] sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi hükmü uyarınca davacı şirkete 694.961,84-TL idari para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 2. fıkrasında “Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır. Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir. Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32 nci maddeye göre işlem yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 42. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat almaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasında; Bu Kanunun amacının, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, 2. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; yapı denetim kuruluşlarının yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetleme, (g) bendinde; ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirme görevlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, 3. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstleneceği, 8. maddesinde; yapı denetim kuruluşlarından bu Kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre idari yaptırımlar uygulanacağı, 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde “hataların yapının taşıyıcı sistemini etkilememesi kaydı ile, 2 nci maddenin dördüncü fıkrasının (a) veya (c) ile (g) bentlerinde belirtilen görevlerin yerine getirilmediğinin tespiti hâlinde, tespite konu olan yapı denetimi hizmet sözleşmesi bedelinin %20’si kadar idari para cezası verileceği, 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanunun 25. maddesi ile 4708 sayılı Kanunun 8. maddesine eklenen fıkrada; bu Kanun ve ilgili mevzuata göre görevini yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşları hakkında bu madde uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespiti halinde ayrıca 3194 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmayacağı, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, yapıların imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak yapılmasının denetlenmesi amacıyla kabul edildiği, anılan Kanuna göre yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca fenni mesuliyeti idareye karşı üstlendiği, söz konusu fiile karşılık yapı denetim faaliyetinde bulunacakların ve sorumluluğun kapsam ve mahiyetinin ve yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımların ise açıkça düzenlendiği, ruhsat ve eklerine veya mevzuata aykırı yapı yapılması halinde bu durumu idareye bildirmeyen yapı denetim kuruluşlarına duruma göre idari para cezası verilmesinin öngörüldüğü dikkate alındığında artık bu Kanun uyarınca yaptırım uygulanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla uyuşmazlık konusu olayda yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları ile uygulanacak idari yaptırımların düzenlendiği 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun maddeleri uyarınca davacı hakkında yaptırım uygulanabileceği anlaşıldığından dava konusu inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasından dolayı davacı yapı denetim kuruluşunun 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi kapsamında para cezasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu […] Bölge İdare Mahkemesi […] İdari Dava Dairesinin […] tarih ve E:[…], K:[…] sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.


