DanıştayYapı Denetim Yargı Kararları08.05.2023 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim

08.05.2023 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim

 

T.C. DANIŞTAY Altıncı Daire Kararı

Esas : 2019/1672

Karar : 2023/4478

Karar Tarihi : 08.05.2023

ÖZET: Bir meslek odaları birliği tarafından, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nde 29.12.2018 tarihinde yapılan değişiklikle “şantiye şefi” tanımına teknik öğretmen ve tekniker’in eklenmesinin ve “yardımcı kontrol elemanı” tanımının yeniden düzenlenmesinin iptali istemiyle açılan bu davada, Danıştay Savcısı, şantiye şefi tanımına ilişkin düzenlemenin 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini, yardımcı kontrol elemanı tanımının dayanağı olan kanun hükmünün ise Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini önermiştir. Danıştay Altıncı Dairesi ise savcı görüşünün aksine, 3194 sayılı Kanun’da şantiye şefinin mutlaka mimar veya mühendis olması gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığından hareketle teknik öğretmen/tekniker’in şantiye şefi olabilmesini hukuka uygun bulmuş, yardımcı kontrol elemanı tanımının da 4708 sayılı Kanun’un ilgili hükmüne uygun düzenlendiğini tespit ederek Anayasa Mahkemesi’ne başvurmamış ve davanın tamamen reddine karar vermiştir. Karar, yapı denetim sisteminde görev alan teknik personelin (şantiye şefi, yardımcı kontrol elemanı) mesleki sınırlarını belirleyen ve savcı ile daire arasındaki görüş ayrılığını yansıtan önemli bir emsaldir.

 

DAVACI: … Odaları Birliği VEKİLİ: Av. …

DAVALI: … Bakanlığı – ANKARA VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri

DAVANIN KONUSU: Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (t) bentleri ile 9. maddesinin 2. fıkrasında değişiklik yapan, 29.12.2018 tarihli, 30640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin ve 7. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu Yönetmelikte düzenlenen şantiye şefliğinin mimar ve mühendisler tarafından yürütülmesi gerekli hizmet olmasına rağmen, düzenlemeye “teknik öğretmen ve tekniker”lerin de eklenmesi suretiyle şantiye şefinin tanımının değiştirilmesinin bilimsel ve teknik esaslara, uzmanlık alanlarına ve üst hukuk normlarına aykırı olduğu, şantiye şefliğini üstlenenlerin gereken eğitim ve formasyona sahip olması gerektiği, mimari ve statik proje okumanın ve anlamanın mimarlık/mühendislik lisans eğitimi sonucu elde edilen bir özellik olduğu, teknik öğretmenliğin lise seviyesinde mesleki teknik eğitim alanın öğretmenliğine yönelik olduğu, meslek yüksek okulu mezunu teknikerlerin ise mühendis ile usta arasında ara eleman olarak görev yaptığı ve yalnızca temel eğitim aldıklarından şantiye şefliği için gereken formasyona sahip olmadıkları, Yapı Denetimi Kanununda öngörülmeyen bir sorumluluk düzenlendiği, bu sebeple meslek odalarına bağlı mimar ve mühendisler gibi uymakla yükümlü oldukları meslek ilke ve kurallarına bağlı olmadıkları, bu sebeple sorumluluk ve cezalandırma bakımından da mimar ve mühendislerle aralarında eşitsizlik oluştuğu öne sürülmüştür.

Ayrıca aynı Yönetmelikte yer alan yardımcı kontrol elemanı tanımının da değiştirilerek teknik öğretmen, yüksek tekniker ve teknikerlerin de belli alanlarda mimar ve mühendisler yerine yapı denetimini üstlenebileceğinin düzenlendiği, yardımcı kontrol elemanının sorumluluğunda olacak işlere bakıldığında gerek eğitim ve deneyim, gerekse bilimsel ve teknik açıdan bu görevi mimar ve mühendislerin yapabilmesi gerektiği, anılan düzenlemenin dayanağı olan 4708 sayılı Yasanın amacına aykırı unsurlar taşıdığı, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin kamu zararına neden olacağı ve sorumluluk, cezalandırma bakımından da mimar ve mühendislerle aralarında eşitsizlik oluşacağından anılan düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI: Davalı tarafından, şantiye şefliğine ilişkin olarak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2011/1389, K:2014/2027 sayılı kararıyla şantiye şefinin yalnızca mimar ve mühendis olması zorunluluğunun bulunmadığına ilişkin karar verildiği, bu durumda yapılan Yönetmelik değişikliğinin eski bir hakkın geri verilmesi niteliğini taşıdığı, ayrıca yardımcı kontrol elemanı tanımına ilişkin olarak da, bu düzenlemenin dayanağı olan 4708 sayılı Yasanın 1/3. maddesine 7143 sayılı Yasanın 18. maddesiyle 11.05.2018 tarihinde eklenen yardımcı kontrol elemanı tanımı çerçevesinde yapıldığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ: Dava, 29.12.2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile 7. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.

29.12.2018 tarihli, 30640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi, “Şantiye Şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli,” olarak, (t) bendi “Yardımcı Kontrol Elemanı: Denetçi mimar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında görev yapacak olan mimar ve mühendisler ile Bakanlıkça sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda mimar ve mühendisler yerine yapı denetim faaliyetlerine katılabilen teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri,” olarak değiştirilmiş, 7. maddesi ile de Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrası “Yapı müteahhidi, inşaatta görevlendireceği şantiye şefi ile asgari hüküm ve şartları ek 12’de gösterilen form-10’da belirlenmiş sözleşmeyi imzalar. Bu sözleşmenin bir sureti yapı denetim kuruluşuna verilir. Şantiye şefinin aynı yapıda yapı müteahhidi olması halinde, şantiye şefliği için sözleşme akdedilmesi şartı aranmaz. Yapı sahibi ile yapılan sözleşmede bu husus belirtilir.” olarak değiştirilmiştir.

Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (i) bendi ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede; davacı tarafından, anılan düzenlemeye “teknik öğretmen ve tekniker”lerin de eklenmesi suretiyle şantiye şefinin tanımının değiştirilmesinin bilimsel ve teknik esaslara, uzmanlık alanlarına ve üst hukuk normlarına aykırı olduğu, şantiye şefliğinin yapı üretimi veya mimarlık mühendislik hizmeti gerektiren herhangi bir imalatın plan, proje, resim ve hesaplarına, fen ve sanat kurallarına, işçi sağlığı ve iş güvenliği esaslarına, genel şantiye organizasyonu işlerine dair teknik mevzuata uygun yürütülmesi görevi olduğu, bu işi üstlenenlerin gereken eğitim ve formasyona sahip olması gerektiği, Yapı Denetimi Kanununda öngörülmeyen bir sorumluluk düzenlendiği, bu sebeple sorumluluk ve cezalandırma bakımından da mimar ve mühendislerle aralarında eşitsizlik doğurulduğu iddia edilmektedir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 12. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup anılan 4708 sayılı ve 3194 sayılı Kanunlarda şantiye şefi tanımı yer almamaktadır.

3194 sayılı Kanunun 09/12/2009 günlü, 5940 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 28. maddesinin 5. fıkrasında; “Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.” ve 8. fıkrasında “Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir.” 38. maddesinin 2. fıkrasında, “Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte eder.” hükümlerine yer verilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, “mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılar ile şantiye şefliği”ne ilişkin hususların yönetmelikte düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu hükümde, mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması zorunlu ancak yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara ilişkin olarak ve ayrıca şantiye şefliğine ilişkin olarak yönetmelikler yapılabileceği belirtilmiş olup buradan mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması zorunlu olmayan yapılardaki şantiye şefliğine ilişkin düzenleme yapılacağının çıkarılması mümkün değildir.

Dolayısıyla, 3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 5. ve 8. fıkralarında şantiye şefinin mimar veya mühendis olması gerektiğine işaret edilmiş bulunması karşısında Kanuna aykırı olarak Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, mimar ve mühendis dışında teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip olanların da şantiye şefi olabileceğine ilişkin düzenleme getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Şantiye şefinin mimar ve mühendis olma zorunluluğu bulunduğu göz önüne alındığında Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrasındaki “Yapım işleri yürütülen şantiyede, mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir.” kuralının kaldırılmasının da hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği ilk halinde “şantiye şefi” ibaresinin iptali talebi ile Danıştay Altıncı Dairesinde açılan davada 02.01.2011 tarihli, E:2008/3365, K:2011/161 sayılı karar ile, 4708 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununda ayrıca “Şantiye Şefi” tanımı yapılmamış olmakla birlikte, ara düzenlemelerde şantiye şefinin açıkça mimar ve mühendis olacağı vurgulandığından, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde şantiye şefi olabilecek meslek gruplarının teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli de kapsayacak şekilde genişletilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı üzerine 01.07.2011 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle şantiye şefi tanımı yeniden düzenlenmiş, 9. maddenin 2. fıkrasındaki “mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir” düzenlemesi ile 4708 sayılı Kanun kapsamında denetimi yürütülen tüm işlerde mühendis veya mimar unvanlı şantiye şefi bulundurulması zorunlu tutulmuştur.

Bu durumda, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 7. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 2. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (t) bendi yönünden yapılan incelemede; 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin üçüncü fıkrasına “Yardımcı kontrol elemanı” tanımını içeren (n) bendinin eklenmesi üzerine dava konusu değişiklik yapılmıştır. Anılan Yönetmelik maddesinin dayanağı Kanun maddesinin Anayasaya aykırılık iddiasının incelenmesi yönünden; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un genel gerekçesinden hareketle, yapı denetimi görevinin en etkin bir biçimde yerine getirilmesi için denetim elemanlarının sorumluluğunun makul ve bilimsel ölçütlere göre belirlenmesi gerektiği ve teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenler için ortak ifade olan yardımcı kontrol elemanının, mimar veya mühendis olan kontrol elemanı yerine görevlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

4708 sayılı Kanunun 1. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen “Yardımcı kontrol elemanı” tanımını içeren (n) bendinin Anayasanın 17, 56 ve 57. maddelerine aykırılığının değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hükmün iptali için 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddesi gereğince, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, uyuşmazlığın esasının Anayasa Mahkemesince bu konuda verilecek karardan sonra incelenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Anılan hükmün Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmemesi halinde uyuşmazlığın esasına gelince; Yönetmeliğin dava konusu hükmünün, Yapı Denetim Kanununun 1. maddesinin 3. fıkrasının (n) bendine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından anılan Yönetmelik hükmü yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin (i) ve 7. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrasının iptaline, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen (t) bendi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE – MADDİ OLAY: Dava, 29.12.2018 tarihli, 30640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde şantiye şefi tanımının teknik öğretmen ve tekniker diplomasına sahip teknik personeli de kapsayacak şekilde ve (t) bendinde yardımcı kontrol elemanı tanımının değiştirilmesi, 7. maddesi ile de 9. maddenin 2. fıkrasındaki “mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir” cümlesinin Yönetmelikten çıkarılması üzerine, bu değişikliklerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasında; kanunun amacının, can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. 4708 sayılı Kanunda ve 3194 sayılı İmar Kanununda “şantiye şefi”nin bir tanımı yer almamakta, dava konusu Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde şantiye şefi, konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar, teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel olarak tanımlanmaktadır. 4708 sayılı Kanunun 1. maddesinin (n) bendinde yardımcı kontrol elemanı; denetçi mimar ve mühendislerin sevk ve idaresi altında görev yapacak olan mimar ve mühendisler ile Bakanlıkça sınırları belirlenen yapı grubu ve inşaat alanına kadar olan yapılarda mimar ve mühendisler yerine yapı denetimi faaliyetlerine katılabilen teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenleri ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME – Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi: Davacı tarafından; 7143 sayılı Kanunun 18. maddesiyle değiştirilen 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1/3-(n) maddesindeki “yardımcı kontrol elemanı” tanımının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; anılan Kanun hükmünün ve ilgili Anayasa hükümlerinin incelenip değerlendirilmesi sonucunda, davacının anılan maddeye ilişkin Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi: Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 7. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede; dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4708 sayılı Kanunda “şantiye şefi” tanımı yapılmamıştır. Ancak anılan Kanunun 12. maddesi ile bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanunun 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre ise “Şantiye Şefliği Hakkında Yönetmelik” çıkartılmış olup, bu Yönetmelikte şantiye şefi, “konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel” olarak tanımlanmış; böylece Yönetmelikte yapılar sınıflandırılarak büyüklüklerine göre teknik öğretmen veya teknikerlerin de şantiye şefi olarak görev yapabilecekleri öngörülmüştür.

Uyuşmazlıkta, 3194 sayılı Kanunda şantiye şefinin mutlaka “mimar” veya “mühendis” olması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, 3194 sayılı Kanunun 38. maddesinde sayılan Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Dışında Kalan Fen Adamlarının Yetki, Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelik ve Şantiye Şefliği Hakkında Yönetmelik’te belirlenen görev ve yetkiler ile sınırlı olmak üzere sorumluluk alabilecekleri anlaşıldığından, inşaatlarda yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel niteliğinde şantiye şefi bulundurulmasında ve dava konusu Yönetmelikte şantiye şefinin bu şekilde tanımlanmasında ve 9. maddenin 2. fıkrasındaki “mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir” hükmünün kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava konusu yardımcı kontrol elemanı tanımına karşı, önceki halinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesince verilen 04.02.2020 tarih ve E:2016/3182, K:2020/825 sayılı, düzenleyici işlemin iptali yolundaki kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14.01.2021 tarihli, E:2020/1841, K:2021/35 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan, 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1/3-(n) maddesine “Yardımcı kontrol elemanı” tanımı eklenmiştir. Bu itibarla, dava konusu düzenleyici işlemin, gerek yukarıda belirtilen iptal yolundaki yargı kararının uygulanması amacıyla gerekse dayanağı olan Yapı Denetim Kanununun 1. maddesinin 3. fıkrasının (n) bendine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, anılan Yönetmelik hükmü yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk