DanıştayYapı Denetim Yargı Kararları25.12.2020 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim

25.12.2020 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim

 

T.C. DANIŞTAY Altıncı Daire Kararı

Esas : 2016/959

Karar : 2020/13765

Karar Tarihi : 25.12.2020

ÖZET: Dava, Rize/Ardeşen’de mimari projesinde 7 kat öngörülen bir binanın çatı katıyla birlikte 8 kat olarak inşa edilmesi, korunumlu yangın merdiveninin yapılmaması ve sığınak yönetmeliğine aykırılık gibi tespitler nedeniyle, uygulama denetçisi inşaat mühendisi davacının denetim faaliyetinin bir yıl süreyle durdurulmasına ilişkindir. Danıştay 6. Dairesi, davacının denetim sorumluluğunu Kanunda öngörülen esaslara uygun yerine getirmediğini ve işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuata göre hukuka uygun olduğunu tespit etmiş, ayrıca 2015 ve 2020 değişikliklerinin denetçi açısından lehe sonuçlar doğurduğunu da vurgulayarak, işlemi iptal eden ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Karar, tek bir yapıda birden fazla farklı türde aykırılığın (kat sayısı fazlalığı, yangın merdiveni, sığınak) somut olarak nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından öğreticidir.

 

T.C.

D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2016/959 Karar No : 2020/13765 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı KARŞI TARAF (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … pafta, … ada, … parsel üzerindeki … numaralı yapının denetimini üstlenen şirkette uygulama denetçisi inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2.maddesinin (c) ve (g) fıkralarında öngörülen esaslara göre denetimlerini yapmadığından bahisle, denetim faaliyetinin, aynı Kanun’un 8. maddesi gereğince 1 yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına dair işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yapıya ilişkin tespit tutuanağında “… tarih ve … sayılı yapı ruhsatında yapının toplam kat sayısı 7 olması gerekirken uygulamada çatı katı ile birlikte 8 kat olarak yapıldığının tespit edildiği, bu durumun yapı emsalinin artmasına neden olduğu, ayrıca imar planına aykırı olarak 8. katın imar edilmesine izin verildiği” nin belirtildiği, yapının ruhsata, mimari proje ve eklerine aykırı olduğu yönünde bir tespite yer verilmediği, sadece imar planına aykırılıktan bahsedildiği, “bina yapı yüksekliği projesinde 25.10 m olmasına rağmen söz konusu yapı için Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğinin 48. maddesinde belirtilen korunumlu yangın merdiveninin mimari projesinde ve mahallinde yapılmadığının tespit edildiği” yolundaki tespit ile ilgili olarak; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 48. maddesinin 8. fıkrasında; çatı arası piyeslerden binanın normal merdivenine veya korunumlu kaçış merdivenine alternatif kaçış imkânı sağlanması durumunda, çatı arası piyes yüksekliği beşinci fıkrada belirtilen yapı yüksekliklerine dahil edilmeyeceğinin belirtilmesi ve davacının da çatı piyesinin binanın normal merdivenine kaçış imkanının bulunduğu iddiası karşısında, bu durumun değerlendirmeye alınmadan yapı yüksekliği tespiti yapıldığı, “binada 11 daire olmasına rağmen emsal hesabına konu ruhsat alanı 1500 m2’den fazla olduğundan sığınak mahalli oluşturulmadığı, sığınak yönetmeliğine aykırı uygulama yapıldığı” yolundaki tespit ile ilgili olarak ise; davacının yapının projesine uygun olarak sığınak yeri bırakıldığı iddiası karşısında, sığınak olarak bırakılan yerin yapı bittikten sonra kullanım amacının değiştirilebileceği ihtimaline karşı yapım aşamasında mı sığınak yeri bırakılmadığı, yoksa sonradan mı kullanım amacının değiştirildiği yönünden bir tespit yapılmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyiz edilen kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : … ili, … ilçesi, … pafta, … ada, … parsel üzerindeki … numaralı yapının denetim görevini üstlenen şirkette davacının uygulama denetçisi inşaat mühendisi olarak görev yaptığı yapıda, Ardeşen Belediye Başkanlığı’nca düzenlenen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatında, yapı ile ilgili özellikler kısmında yapının yol kotu altı kat sayısı ve yol kotu üstü kat sayısı toplamı 7, mimari projesinde ise 1 bodrum+1 zemin+1 asma kat+ 5 normal kat+ çatı katı olarak tanımlandığı görülmüştür. … davacı hakkında tesis edilen söz konusu yaptırımın uygulanmasına neden olan eylemleri gerçekleştiği, diğer bir ifade ile davacının denetim sorumluluğunu Kanunda öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirmediği anlaşıldığından, davacıların eylemine karşılık işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre faaliyetin durdurulması yaptırımına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ancak 4708 sayılı Kanunda 23/04/2015 ve 20/02/2020 tarihinde yapılan değişikliklere baktığımızda söz konusu Kanun değişikliklerinden sonra, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık hallerinde denetçi açısından lehe sonuçlar doğduğu görüldüğünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararının anılan gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; … ili, … ilçesi, … pafta, … ada, … parsel üzerindeki … numaralı yapıda; Ardeşen Belediye Başkanlığınca düzenlenen … tarili, … sayılı yapı ruhsatında, yapı ile ilgili özellikler kısmında yapının yol kotu altı kat sayısı ve yol kotu üstü kat sayısı toplamı 7, mimari projesinde ise 1 bodrum+1 zemin+1 asma kat+ 5 normal kat+ çatı katı olarak tanımlandığı görülmüştür. Belediyesince düzenlenen … tarihli, … sayılı imar durumunda … tarihli, … sayılı yapı ruhsatında yapının toplam kat sayısı 7 olması gerekirken uygulamada çatı katı ile birlikte 8 kat olarak yapıldığının tespit edildiği, bu durumun yapı emsalinin artmasına neden olduğu, ayrıca imar planına aykırı olarak 8. katın imar edilmesine izin verildiği, bina yapı yüksekliği projesinde 25.10 m olmasına rağmen söz konusu yapı için Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğinin 48. maddesinde belirtilen korunumlu yangın merdiveninin mimari projesinde ve mahallinde yapılmadığının tespit edildiği, binada 11 daire olmasına rağmen emsal hesabına konu ruhsat alanı 1500 m2’den fazla olduğundan sığınak mahalli oluşturulması gerekirken oluşturulmadığı, Sığınak Yönetmeliğine aykırı uygulama yapıldığı tespit edilmesi üzerine 4708 sayılı Kanunun 2. maddesinin 4.fıkrasının (c) ve (g) bentleri ile aynı Kanun’un 8. maddesi uyarınca davacının denetim faaliyetinin (1) yıl süre ile geçici olarak durdurulması üzerine anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış, “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesinde ise, kimsenin, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir filden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suç işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da bu kuralın uygulanacağı hükmüne yer vermiştir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun “Yapı denetim kuruluşları ve görevleri” başlıklı 2. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde; “Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek” ve (g) bendinde; “Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirmek” yapı denetim kuruluşlarının görevleri arasında sayılmıştır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun “Denetim faaliyetinin durdurulması ve izin belgesinin iptali” başlıklı 8. maddesinde; “Yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların… denetim faaliyeti, yapı denetim komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça bir yıla kadar durdurulur ve belgesi geçici olarak geri alınır…” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda idari işlem niteliğindeki idari yaptırımların da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmektedir.

Olayda, öncelikle işlem tarihinde yürürlükte olan Kanun hükmüne göre altı ay denetim faaliyetinin durdurulması yaptırımının tesis edilmesi için gerekli şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, … ili, … ilçesi, … pafta, … ada, … parsel üzerindeki … numaralı yapının denetim görevini üstlenen şirkette davacının uygulama denetçisi inşaat mühendisi olarak görev yaptığı yapıda, Ardeşen Belediye Başkanlığı’nca düzenlenen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatında, yapı ile ilgili özellikler kısmında yapının yol kotu altı kat sayısı ve yol kotu üstü kat sayısı toplamı 7, mimari projesinde ise 1 bodrum+1 zemin+1 asma kat+ 5 normal kat+ çatı katı olarak tanımlandığı görülmüştür. Belediyesince düzenlenen … tarih ve … sayılı imar durumunda … tarih ve … sayılı yapı ruhsatında yapının toplam kat sayısı 7 olması gerekirken uygulamada çatı katı ile birlikte 8 kat olarak yapıldığının tespit edildiği, bu durumun yapı emsalinin artmasına neden olduğu, ayrıca imar planına aykırı olarak 8. katın imar edilmesine izin verildiği, bina yapı yüksekliği projesinde 25.10 m olmasına rağmen söz konusu yapı için Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğinin 48. maddesinde belirtilen korunumlu yangın merdiveninin mimari projesinde ve mahallinde yapılmadığının tespit edildiği, bu durumda sığınak olarak bırakılan yerin yapı bittikten sonra kullanım amacının değiştirilebileceği mümkün ise de yalnızca sığınak olarak bırakılan yere ilişkin aykırılığın kim tarafından somut olarak tespit edilememesinin davacının sorumlu olduğu diğer aykırılıklar bakımından da somut olarak tespit bulunmadığı anlamına gelmediği, davacı hakkında tesis edilen söz konusu yaptırımın uygulanmasına neden olan eylemleri gerçekleştiği, diğer bir ifade ile davacının denetim sorumluluğunu Kanunda öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirmediği anlaşıldığından, davacıların eylemine karşılık işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre faaliyetin durdurulması yaptırımına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ancak, suç ve cezada dayanağını Anayasadan alan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi, işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun hükmü uyarınca suç sayılan bir fil daha sonra yürürlüğe giren bir kanun hükmü ile suç olmaktan çıkarılmışsa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmü suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun hükmüne göre suçlunun lehine bir düzenleme getiriyorsa, sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün daha önce işlenmiş olan suç sayılan fillere uygulanmasını öngörmektedir.

Aktarılan çerçevede yapı denetim elemanlarına 4708 sayılı Kanuna aykırı davranışlarından ötürü uygulanacak idari müeyyideleri düzenleyen aynı Kanun’un 8.maddesinde yapılan değişikliğin, değişiklikten önceki haline göre lehe hükümler içerip içermediğinin irdelenmesi gerekmektedir.

4708 sayılı Kanunun söz konusu 8. maddesinin 23/04/2015 tarihli değişiklikten önceki halinde 4708 sayılı Kanuna aykırılık tespit edilmesi halinde denetçiler için idarece uygulanabilecek yaptırım, yapı denetim kuruluşlarının bir yıla kadar denetim faaliyetinin durdurulması ve belgelerinin geçici olarak alınması biçiminde idi.

23/04/2015 tarihinde yapılan değişikliğe baktığımızda, idari yaptırım türlerinin tümüyle değiştiği görülmektedir. Denetçiler için yalnızca 4708 sayılı Kanunun 3.maddesinin 5.fıkrasının 2.cümlesi hükmüne aykırı hareket eden mimar ve mühendislere idari para cezası verileceği, yapı denetim kuruluşunun üç defa idari para cezası almasına sebep olan mimar ve mühendislerin belgelerinin iptal edileceği düzenlemelerine yer verildiği, bunun dışında denetim sorumluluğu altında bulunan bir yapıda tespit edilen ruhsata aykırılıklar vb hususlarda denetçi mimar ve mühendislere denetim faaliyetinin belli bir süre ile yasaklanması cezası verilebileceğine yönelik bir ifadeye yer verilmediği anlaşılmıştır.

20/02/2020 tarihinde yapılan değişikliğe baktığımızda, idari yaptırımların yine değiştiği görülmektedir. Denetçiler için, yapı denetim kuruluşunun üç defa idari müeyyide almasına sebep olan mimar ve mühendislerin üç yıl süreyle herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik görev alamayacağı, başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, bunun dışında denetim sorumluluğu altında bulunan bir yapıda tespit edilen ruhsata aykırılıklar vb hususlarda denetçi mimar ve mühendislere denetim faaliyetinin belli bir süre ile yasaklanması cezası verilebileceğine yönelik bir ifadeye yer verilmediği anlaşılmıştır.

Bu durumda, söz konusu Kanun değişikliklerinden sonra, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık hallerinde denetçi açısından lehe sonuçlar doğduğu görülmektedir.

Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk