27.05.2024 Tarihli Danıştay Kararı – Yapı Denetim
T.C. DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı
Esas : 2023/2115
Karar : 2024/1198
Karar Tarihi : 27.05.2024
ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesince, “şantiye şefi” tanımına teknik öğretmen ve tekniker’in eklenmesinin ve “yardımcı kontrol elemanı” tanımının hukuka uygun bulunarak davanın (08.05.2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararla) reddedildiği bu davada, davacı meslek odaları birliğinin temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nda şantiye şefinin mutlaka mimar veya mühendis olması gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığı ve dava konusu yardımcı kontrol elemanı tanımının da 4708 sayılı Kanun’un ilgili hükmüne uygun düzenlendiği gerekçesiyle temyiz istemini oybirliğiyle reddederek ret kararını onamıştır. Karar, hem şantiye şefi hem de yardımcı kontrol elemanı tanımlarına ilişkin tartışmayı kesinleştirmesi bakımından önemli bir emsaldir.
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Birliği VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 3 ve 7. maddeleri ile değişik Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (t) bentleri ile 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararıyla; 7143 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile değiştirilen 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 1/3-n maddesindeki “yardımcı kontrol elemanı” tanımının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası ciddi görülmemiş; Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi ile 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede, dava konusu Yönetmelik’in dayanağı olan 4708 sayılı Kanun’da “şantiye şefi” tanımının yapılmadığı, ancak Kanun’un 12. maddesi ile bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı, 3194 sayılı Kanun’un 44. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre çıkartılan “Şantiye Şefliği Hakkında Yönetmelik”te de şantiye şefinin mimar, mühendis veya bunlara ilişkin teknik öğretmen ya da tekniker diplomasına sahip teknik personel olarak tanımlandığı, 3194 sayılı Kanun’da şantiye şefinin mutlaka mimar veya mühendis olması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle dava konusu Yönetmelik’te şantiye şefinin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli kapsayacak şekilde tanımlanmasında ve 9. maddenin 2. fıkrasındaki “mühendis veya mimar diplomasına sahip olmak üzere bir şantiye şefinin bulundurulması mecburidir” hükmünün kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı; Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendi yönünden yapılan incelemede ise, dava konusu yardımcı kontrol elemanı tanımına karşı açılan davada Dairelerince düzenlemenin iptali yolunda verilen 04/02/2020 tarih ve E:2016/3182, K:2020/825 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/01/2021 tarih ve E:2020/1841, K:2021/35 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle 4708 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 3. fıkrasına “Yardımcı kontrol elemanı” tanımını içeren (n) bendinin eklendiği, dava konusu düzenleyici işlemin gerek bu iptal yolundaki yargı kararının uygulanması amacıyla gerekse dayanağı olan Kanun hükmüne uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından anılan Yönetmelik hükmü yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar tekrar edildikten sonra, Dairece hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği, hakimlik mesleği ile çözümü olanaklı olmayan uyuşmazlıkta bilimsel ve teknik yönlerden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık ve bu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan; “a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 08/05/2023 tarih ve E:2019/1672, K:2023/4478 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


