Bölge Adliye MahkemesiYapı Denetim Yargı Kararlarıİstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi Kararı 08.02.2023 (E.2020/1039, K.2023/191)

Bu istinaf kararında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kentsel dönüşüm kapsamında inşa edilecek bir yapı için imzalanan yapı denetim sözleşmesinden doğan “ilave hizmet bedeli” alacağını incelemiştir. Davacı yapı denetim şirketi, sözleşmede öngörülen 36 aylık yapım süresi aşıldığı için Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği uyarınca otomatik olarak tahakkuk eden ilave hizmet bedelini talep etmiş; yerel mahkeme ise bunu ikinci %10’luk hakediş dilimine ilişkin bir talep olarak değerlendirip, inşaatta temel atılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, bu iki taleplerin (ikinci dilim hakedişi ile süre uzamasından doğan ilave hizmet bedeli) birbirinden farklı olduğunu, ayrıca dosyada arsa sahibi ile husumet ehliyeti bakımından da eksiklikler bulunduğunu tespit ederek kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.


T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1039
KARAR NO: 2023/191
TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1208 KARAR NO: 2018/1367
DAVA TARİHİ: 08/11/2016 KARAR TARİHİ: 27/12/2018
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/02/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yapı denetim firması, davalılardan …’ın yapı sahibi, diğer davalının ise yapı müteahhiti olduğu Sarıyer … Mahallesi … ada, … ve … parseller üzerine kayıtlı arsa üzerinde inşa edilecek yapı yönünden aralarında “yapı denetim sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen hakediş bedelinin ödenmemesi üzerine Beyoğlu … Noterliğinden 19/11/2015 tarihli … yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek 15/02/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ihtardan herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalılar aleyhine Anadolu … İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu, inşaatın 2015 yıl sonu seviye tespit işlemi yapılarak Sarıyer Belediyesi tarafından bu seviyenin onaylandığını, bu onay sonunda müvekkili şirketin Denetim Hizmetine Ait 3 Nolu Hakediş Raporu (YİBF no: 632444) gereği 314.706,73 TL hak edişi oluştuğunu, yasa gereği yapı denetim sisteminde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı denetiminde oluşan bu hak ediş ödemesinin yapı sahibi ve müteahhit tarafından Sarıyer Belediyesi hesabına yatırılması gerektiğini ancak davalıların bu hak edişi yatırmadıklarını, davalılar inşaat yapım ruhsatını 07/09/2010 tarihinde aldıktan sonra sadece hafriyat çalışması yaparak inşaatın yapım aşamasına geçmediklerini, sözleşmenin feshinin müvekkili tarafından Kadıköy … Noterliğinden gönderilen 16/11/2015 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarname ile davalı …’ya bildirildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağını icra takibine konu ettiğini, … ve … parselin birçok parselin birleşmesi sonunda oluştuğunu, müvekkillerinden … Yapının inda kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamak suretiyle hem sözleşme gereği müteahhit hem de bir kısım hisseyi devralmak suretiyle taşınmazlarda hissedar olduğunu ancak …’nın malikler arasında yer almadığını, yapı denetim sözleşmesi gereğince maliklerden ücret istenebileceğini bu nedenle … aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, kaldı ki yapı denetimle ilgili borcun inşaatın tabii olduğu belediyenin yapı denetim hesabına yatırılan borçlardan olduğunu, bu sebeple yapı deneticisinin alacağını belediyeden talep etmesi gerektiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmeden sonra ilçe sınırlarında yapılan değişiklik ile baştan Şişli Belediyesinin sınırları içindeki taşınmazın Sarıyer Belediye sınırları içinde kaldığını, … ve … parsellere ait yerin imar durumunun iptali için İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 2010/1149 Esas sayılı dosyası ile Sarıyer Belediyesi aleyhine dava açıldığını, müvekkillerinin bu davaya müdahil olarak katıldıklarını, verilen karar sonunda imar planlarının iptal olduğunu, kararın kesinleştiğini artık inşaat yapılmasının mümkün olmadığını, davacının dayandığı yapı denetim hizmet sözleşmesinin imkansızlık sebebiyle hükümsüz hale geldiğini, bu sebeple davacının icra takibine koyduğu alacağın talep edilebilir nitelikte olmadığını, müvekkilleri tarafından Sarıyer Belediyesine yapı denetimi yönünden para yatırma zorunluluklarınında kalmadığını, imar değişikliği ve ilçe sınır değişiklikleri nedeniyle esasen yapı ruhsatının geçerliliğinin de tartışılması gerektiğini, yapı denetim uygulama yönetmenliğinin 23. Maddesi ve geçici 1. Maddesi gereğince taraflar arasında yenilenen bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek davacı tarafın haksız icra takibine yönelik itirazın iptali talebinin reddi ile %20 kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; “İcra takibine konu alacak yapı denetim sözleşmesinden kaynaklı ve eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşmeden kaynaklı bir alacaktır… her ne kadar yapı denetim sözleşmelerinden kaynaklı ödemelerden yapı malikleri sorumlu iseler de; yapı maliki ile yüklenici, aralarında sözleşme ile bunun aksinin; yani yapı denetim bedelinden yüklenicinin sorumlu olacağını açıkça kararlaştırabilecekleri, somut olayda sözleşmeyi davalı …’nın imzaladığı; taşınmazda çok sayıda hissedarın bulunduğu, ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalılardan … İnşaat AŞ’nin yapı müteahhiti olduğu; yine yapı denetim sözleşmesinin ilk %10’luk dilimine ilişkin 620.862,00 TL yapı denetim ücretininde davalı … AŞ tarafından ödendiği; sözleşmeyi imzalayanında bu yüklenici şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşıldığından; her iki davalınında sözleşme gereği ve mevcut durum gereği sözleşmeden sorumlu olacağı kanaatine varılmış… Ancak, bahse konu taşınmaz yönünden 07/09/2010 günü ilgili belediyece 2/61 sayılı yapı ruhsatı verildiği; yapı ruhsatının düzenlendiği gün yapı denetim bedeli ücretinin ilk dilimi olan %10’un ödendiği; yapı denetim ücretinin ilk %10’luk diliminin gerek sözleşme gerekse yasa gereği ruhsatın alım aşamasında ödenecek olan proje inceleme bedeli olduğu; ikinci %10’luk birimin kazı ve temel üstü kotuna kadar olan kısımla ilişkili olduğu; ikinci %10’luk dilim aşamasına göre davacı tarafça hizmet verilmediği; bizzat davacı beyanlarından da anlaşıldığı kadarıyla da inşaata herhangi bir temel atılmadığı; kaldı ki, ruhsata esas imar durumunun iptal edildiği; plan dışı kaldığının Sarıyer Belediye başkanlığının 24/10/2017 tarihli yazısından anlaşıldığı; durum böyle olunca ücretin ilk %10’luk dilimine göre verilen hizmet kapsamında olduğu… bu nedenle davanın reddine karar verilmiş ancak davacının icra takibinde kötü niyetli bulunmadığı nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatına da hükmedilmeyerek…” davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun ilave hizmet bedeli olup, yapının seviyesine göre belirlenen %10’luk dilimlere ilişkin yapı denetim ücreti alacağıyla ilgisi bulunmadığını, dava konusu alacağın dayanağı olan taraflar arasında imzalanan 06/09/2010 tarih ve 36 ay süreli Yapı Denetim Sözleşmesinin 4/son fıkrasında “Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinde belirtilen hizmet süresi, herhangi bir sebeple uzadığı takdirde, uzayan sürenin her altı ayı için Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 26.maddesinde yer alan hizmet oranlarına göre, işin tamamını kapsayacak şekilde ilave hizmet bedeli ödenir” düzenlemesinin yer aldığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da yapının bitirilmesi için öngörülen 36 aylık yapım süresinin geçirilmiş olması nedeniyle 11/06/2015 tarihinde 314.706,73 TL’lik ilave hizmet bedelinin otomatik olarak sisteme işlendiğini ve müvekkili şirket lehine 314.706,73 TL’lik dava konusu İlave Hizmet Bedelinin tahakkuk ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshedilmediğini, sözleşmenin 4/son fıkrası ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 26/4.maddesinin davalılar yönünden bağlayıcı nitelikte olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bu süreçte devam ettiğini ve müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın sözleşmede kararlaştırılan yapım süresi uzadığı için bedelin ödenmesi gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin emsal ilamlarının da aynı yönde olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yapı denetim sözleşmesi kapsamında ilave hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 3 no.lu hakediş rapor incelendiğinde; 31/12/2014 tarihi itibariyle toplam gerçekleşme oranı %10, 31/12/2012 tarihli bir önceki hakediş raporundaki toplam gerçekleşme oranı %10, denetim hizmet bedeli oranı (gerektiğinde ilave hizmet bedeli oranı) 5.31, bu hakedişte tahakkuk eden denetim hizmet bedeli 0, ilaveler ve kesintiler (KDV dahil) 314.706,73, yapı denetim kuruluşuna ödenecek tutar 314.706,73 olarak gösterilmiştir. Tapu kaydı incelendiğinde; taşınmaz üzerinde birçok hissedarın bulunduğu, hissedarlardan birinin de davalı … İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. olduğu ancak diğer davalı …’nın hissesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen 07/09/2010 gün 2/61 no.lu yapı ruhsatında; yapı sahibi ve yapı müteahhidi olarak … İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. yer almaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan, imzasız Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi ile Sarıyer Belediye Başkanlığı’nın 16/02/2017 tarihli yazısı ekinde gönderilen taraflarca imzalanan sözleşme arasında sözleşmenin süresi, inşaat alanı, birim maliyet, hizmet bedeli yönünden farklılıklar bulunmaktadır. Mahkemece öncelikle bu husustaki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir.

Bilirkişi raporları; 1-Mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 24/04/2018 tarihli raporda; yapı denetimi hizmet sözleşmelerinin 4708 sayılı Kanunun 5. maddesi hükmü gereği yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilmesi gerektiği, mevzuat hükümleri gereğince yapı denetim sözleşmelerinden sorumluluk kural olarak yapı malikine ait ise de yapı maliki ile yüklenicinin aralarındaki sözleşmeyle bunun aksini yani yapı denetim bedelinden yüklenicinin sorumlu olacağını açıkça kararlaştırabilecekleri, somut olayda taşınmazda çok sayıda hissedar bulunduğu, sözleşmeyi davalı …’nın imzaladığı, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisinin diğer davalı … A.Ş. olduğu, bu nedenle sorumluluk konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 2-Yapı denetim uzmanı bilirkişiden alınan 26/10/2018 tarihli raporda ise; davaya konu inşaatın, imar planlarının iptali neticesinde durdurulduğu, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin hükümsüz kaldığı ve feshedildiği, sözleşme feshedilmeden önce davacı Yapı Denetim Firması tarafından “Ruhsat ve Proje İncelemesi” adı altındaki yapı maliyetinin %10’u olan 1.Hakedişin alındığı, davacının talep ettiği 2.faz Hakediş seviyesinin “Temel Üst Kotu” olarak belirlendiği, huzurdaki davaya konu Temel imalatlarının teknik şartnameye ve projesine uygun olarak tamamlanmadığı, yapılan imalatların gerçekleşme oranının %1 mertebesinde olduğu belirtilmiştir.

Davalı … yönünden inceleme: 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. ve 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olup, taraflar arasında yapılan sözleşme ile yapı denetim hizmet bedelinden yapı müteahhidin sorumlu olduğunun kararlaştırılması da bu sorumluluğu değiştirmeyecektir. Bu husus Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin emsal ilamlarında da aynı doğrultuda ifade edilmiştir. Bu nedenle davacının, hizmet ücretinden arsa maliklerinin sorumlu olacağı gözetilerek, davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemesi hatalı olmuştur.

Davalı … San. Tic. A.Ş. yönünden inceleme: Sarıyer Belediye Başkanlığı’nın yazısı ekinde gönderilen kayıtlar ve bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde; davalı şirket tarafça 07/09/2010 tarihinde Şişli Belediye Başkanlığı Yapı Denetim hesabına yapı denetim sözleşmesinin ilk %10’luk dilimine ilişkin 620.862,00 TL yapı denetim ücreti ödenmesine rağmen, aynı oranın yer aldığı 1 no.lu hakediş raporunun, sözleşme ve mevzuata göre “Ruhsat alınması aşamasında ödenecek olan proje inceleme bedeli” olarak mı düzenlendiği, yine 3.hakedişin kayıtlarında olup olmadığı, mevcut ise bu hakedişin düzenlenme gerekçesi ve bedelinin hesaplanması hususlarında bilgi alınmalıdır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde ifade edilen imar planlarının iptaline ilişkin idare mahkemesi dosyası dosya kapsamında mevcut olmadığından kararın hangi tarihte verildiği belli değildir. İlgili dosya getirtilerek Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 23/1.maddesi kapsamında sözleşmenin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, davalı … Taah. San. Tic. A.Ş. yönünden ise eksiklikler ikmal edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1208 E. 2018/1367 K. Sayılı ve 27/12/2018 karar tarihli kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2023

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk