Yapı denetim sistemi söz konusu olduğunda akla ilk gelen taraflar genellikle yapı denetim kuruluşu, denetçi mimar ve mühendisler ile arsa sahibi ve müteahhit olmaktadır; oysa sistemin bağımsız ve kanunla ayrıca düzenlenmiş bir başka tarafı daha vardır: laboratuvar kuruluşları. İnşaatta kullanılan betonun, çeliğin, zeminin standartlara uygunluğunun teknik olarak ölçülüp belgelendirilmesi, yapı denetim kuruluşunun kendi bünyesinde değil, ayrı bir izin belgesine sahip, tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi laboratuvarlar eliyle gerçekleştirilmektedir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 2. Maddesinde laboratuvar şu şekilde tanımlanmıştır:
“Laboratuvar: İnşaat, zemin ve yapı malzemeleri ile ilgili ham madde ve mamul madde üzerinde ilgili standartlarına veya teknik şartnamelerine göre ölçüm, muayene, kalibrasyon yapabilen ve diğer özelliklerini tayin eden, Bakanlıktan izin almış tesisi.”
Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin 3. Maddesinde yer verilen tanım ise kanun metnine neredeyse birebir paraleldir, yalnızca “zemin” ibaresi bu kez ayrıca zikredilmemiştir:
“Laboratuvar: İnşaat ve yapı malzemeleri ile ilgili ham madde ve mamul madde üzerinde ilgili standartlarına veya teknik şartnamelerine göre ölçüm, muayene, kalibrasyon yapabilen ve diğer özelliklerini tayin eden, Bakanlıktan izin almış tesisi.”
Yönetmeliğin 13. Maddesi gereğince, Kanun kapsamındaki muayene ve deneyler her laboratuvarda değil, yalnızca üçüncü taraf niteliğindeki laboratuvarlarda yaptırılabilir; yapı ruhsatı veren idarelerin kendi bünyesindeki laboratuvarlarda veya yapı malzemesi üreten kuruluşların kendi ürettikleri malzemeyi test etmek üzere kurdukları laboratuvarlarda bu deneylerin yapılması mümkün değildir. Zira sistemin güvenilirliği, denetimi yapanın denetlenenden bağımsız olmasına dayanmaktadır — malzemeyi üreten ile onu test eden aynı çatı altında olursa denetimin tarafsızlığından söz edilemez.
Laboratuvar, Merkez Yapı Denetim Komisyonunca verilen izin belgesi ile faaliyet gösterebilmekte, bünyesinde malzeme kalite kontrolü için en az bir inşaat veya kimya mühendisi, zemin deneyleri için ise ayrıca bir jeoloji mühendisi istihdam etmek zorundadır; her ikisinin de “laboratuvar denetçisi” belgesine sahip olması ve beş yıllık mesleki deneyiminin en az üç yılını fiilen laboratuvarda geçirmiş olması aranmaktadır.
Tıpkı yapı denetim kuruluşları gibi laboratuvar kuruluşları da denetim faaliyetlerindeki aykırılıklar nedeniyle Kanun’un 8. Maddesi kapsamında uyarı cezasından idari para cezasına, hatta izin belgesinin iptaline kadar varan yaptırımlarla karşı karşıya kalabilmektedir; özellikle gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi bu yaptırımların en ağırını doğurmaktadır. Bu nedenle laboratuvar kuruluşları, ortakları ve denetçi mühendisleri hakkında yürütülen bir inceleme veya düzenlenen bir idari müeyyide kararı söz konusu olduğunda, sürecin en başından itibaren yapı denetim hukukuna hakim bir avukattan hukuki destek alınmasında fayda vardır.


