Bu kararda, bir yapı denetim şirketinin icra takibi yoluyla tahsil ettiği bedelin, borçlu tarafından “borç olmadığı halde ödendi” iddiasıyla geri istenmesine ilişkin bir istirdat davası incelenmektedir. Davacı, binasının %95 seviyesinde tamamlandığını ve kalan %5’lik kısmın yalnızca belediye iskân onayından ibaret olduğunu, dolayısıyla davalı yapı denetim şirketinin 2014-2015 yıllarında artık hiçbir hizmet veremeyeceği bir aşamada icra yoluyla haksız tahsilat yaptığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin usulüne uygun ödendiğini ve bakiyenin belediyede emanette bulunduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ise, icra takibine konu edilen 5 ve 6 nolu hakedişlerin gerçekte ödenip ödenmediğinin ve dava dışı bir kişi tarafından belediyeye yatırılan bedellerin bu sözleşmeyle ilişkisinin tam olarak araştırılmadığını, ayrıca yapıya iskân belgesi verilip verilmediğinin incelenmediğini belirterek kararı kaldırmış ve dosyayı eksikliklerin tamamlanması için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1777
KARAR NO: 2025/1176
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
ESAS NO: 2020/684
KARAR NO: 2021/802
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının 2008 yılında […] pafta […] ada 2 parselde kain arsa üzerine başlamış olduğu inşaat ile ilgili yapı denetim hizmetlerini yürütmek üzere davalı firma ile anlaştığını, akabinde davalı yapı denetim firması ile yapı denetim hizmet sözleşmesini imzaladığını, söz konusu sözleşmenin bedelinin 7.990,16 TL+KDV olarak belirlendiği, söz konusu bu sözleşme bedeli gayrimenkulün bulunduğu belediyenin mali hizmetler müdürlüğüne depo edilmek suretiyle yatırıldığını ve davalının binanın ilerlemesine göre yüzdelik dilimlerle hak ediş yapmak suretiyle belediyenin binaya ayırdığı bu hesaptan depo edilmiş olan bu bedeli çektiğini, binanın %95’lik kısmı yani Mekanik Tesisat ve Elektrik Tesisatı ile Kalan Yapı Bölümü ibareli yapı denetim hak ediş taksitinin tamamlandığını ve binada artık yapı denetim hizmeti verilecek bir husus kalmadığını, davacının binasında %95’lik tamamlanma aşamasına geçildiğini, kalan %5’lik kısmın ise belediyenin iskan onayı olup bu kısma ilişkin yapı denetim firmasının vereceği bir hizmet söz konusu olmadığını, davalı tarafın 2014 yılı ve 2015 yılında herhangi bir yapı denetim hizmeti veremeyeceği bir inşaata yapı denetim hizmeti verdiğinden bahisle ve ekinde delil olarak fatura vb. hiçbir borcu gösterir belge ibraz etmediğini, fahiş bir faiz işleterek müvekkil aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün […] esas no’lu dosyasında açmış olduğu icra vekalet ücreti ve fahiş masraflarla birlikte davacıdan cebren banka hesabındaki mevduata el koymak suretiyle bu parayı tahsil ettiğini, cebren tahsil edilen meblağların istirdat davası kapsamında davacıya faizi ile iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen yapı denetim hizmet sözleşmesine konu binanın yapımı tamamlanmış olduğunu, davaya konu sözleşme kullanılarak yapı ruhsatı alındığını, davalı firma yapı denetim görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı firmanın hak ettiği bakiye kalan 5 ve 6 nolu hakediş bedellerine ilişkin yapı denetim hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine, davacı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün […] esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davaya konu icra takibinde talep edilen bedellerin 5 ve 6 nolu ödenmeyen hakedişlere ilişkin olduğunu, davacının ödendiğini iddia ettiği bedellerin iş bu hakedişler dışında kalan önceki hakedişlerin bedelleri olduğunu, kesinlikle icra takibinde talep edilen hakediş bedellerine ilişkin olmadığını, bu hususun bilirkişi incelenmesi ile de açıklığa kavuşacağını iş bu nedenlerle davacının haksız davasının reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “[…] Huzurdaki dava bir İstirdat davası olup davacı, davalı ile yapı denetim sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme bedelinin 7.990,16.-TL + KDV olarak belirlendiği, sözleşme bedelinin tamamının […] Belediyesi Mali Hizmetler Birimine depo edildiği, davalının da söz konusu bedelleri belediyede binanın ilerleyişine dair hak edişler yapmak suretiyle çektiği, binanın tüm yapı denetim hizmetleri hak ediş raporundan ve tesisat açma ve asansör ruhsatından da tespit edileceği üzere tamamlandığı ve davalı tarafından verilecek bir yapı denetim hizmetinin kalmadığı, ancak davalı tarafın 2014 ve 2015 yılında herhangi bir yapı denetim hizmeti veremeyeceği bir inşaata yapı denetim hizmeti verdiğinden bahisle müvekkili aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün […] E. sayılı dosyası ile takibe geçtiği ve cebri icra vasıtası ile 15.918,00.-TL’lik haksız bir tahsilat yaptığı, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile cebri icra ile tahsil edilmiş olan 15.918,00.-TL’nin bankaca ödeme tarihi olan 10/04/2019 tarihinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle ya da mahkemece aksi bir kanaat oluşturması durumunda yasal faiziyle davalıdan alınarak tarafına ödenmesi talebinde bulunduğu görülmektedir. Davalı ise, davacı ile 03/06/2008 tarihinde 516806 YİBF nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin akdedildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye konu binanın yapımının tamamlanmış olduğu, davaya konu sözleşme kullanılarak yapı ruhsatı alındığı, yapı denetim görevinin eksiksiz yerine getirildiği, ancak hak edilen 5 ve 6 nolu hakediş bedellerine ilişkin yapı denetim hizmet bedelinin ödenmediği, bunun üzerine davacı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün […] E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından takibe herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacı yanın ödeme belgesi olarak sunmuş olduğu belgelerin davaya konu icra takibinde talep edilen bedelleri kapsamadığı iddiasında olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya bakıldığında taraflar arasında 03/06/2008 tarihinde akdedilen bir YAPI DENETİM HİZMET SÖZLEŞMESİ’nin olduğu, sözleşmenin alanında davalı şirketin kaşesi ve üzerinde bir adet imzanın bulunduğu görülmektedir. Sözleşme konusunun yapı sahibine ait İstanbul ili, […] Belediyesi, Çavuşoğlu Mahallesi adresindeki ve tapunun […] pafta […] ada 2 parsel numarasında kayıtlı arsa/arazi üzerinde yapılacak bodrum katları hariç 5 kat, 64 m2 inşaat alanı bulunan yapının denetim kuruluşu tarafından projelerinin ve ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme hizmet süresi, sözleşmenin imzalandığı 03/06/2008 tarihinden yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçen süredir. Yapının bitirilmesi için öngörülen süre 12 aydır. Sözleşme hizmet bedelinin ise (Yapı Yaklaşık Maliyeti x Öngörülen Yapım Süresine ait Hizmet Bedeli Oranı = Sözleşme yılı hizmet bedeli) olarak hesaplanmış olup 7.990,16.-TL + KDV’dir. Sözleşme tutarının 7.990,16.-TL + KDV olmak üzere toplam 9.428,39.-TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan Tahsildar Makbuzlarına göre; […] Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğüne toplam 9.429,00.-TL ödeme yapılmış olduğu görülmektedir. Davalı tarafından ise 1., 2., 3. hakedişler için toplam 6.305,00.-TL’lik tutarın buradan çekilmiş olduğu, kalan (9.429,00.-TL – 6.305,00.-TL =) 3.124,00.-TL’lik tutarın ise halen ilgili belediyede emanete alınmış olduğu belirlenmiştir. Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle “davanın reddine,” dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 2011 yılında asansör ruhsat belgesinin ve binanın elektrik su doğalgaz izinlerinin verildiğini, 2014 yılında teknik olarak yapı denetim hizmetinin verilmesinin söz konusu olmadığını, belediyeden gelen yazı cevapları incelendiğinde de davalının icra takibine konu hizmeti vermediğinin anlaşıldığını ve icra takibine konu alacağın yasal dayanağının olmadığını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK’nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, icra dosyasına ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Davanın açıldığı İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacının tacir sıfatına haiz olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve yargılamaya İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/684 E sayısı ile devam olunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen yapı denetimi hizmet sözleşmesine dayalı olarak; İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün […] E. sayılı dosyası ile davacıdan 6.916,48 TL asıl alacak (tarih: 31.12.2014 Açıklama: YAPI DENETİM HİZMET BEDELİ) + 2.522,34 TL işlemiş faiz + 3.125,95 TL asıl alacak (tarih: 27.07.2015 Açıklama: YAPI DENETİM HİZMET BEDELİ) ve 979,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.544,30 TL alacağın tahsiline yönelik takip başlatılmıştır. Dava dilekçesine ekli dekontlarda, davacının Kuveyt Türk Bankası aracılığıyla icra dosyasına 10.04.2019 tarihinde 9.446,60 TL ve 6.472,32 TL olmak üzere toplam 15.918,92 TL yatırdığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, istirdat davasında ilk şart geri verilmesi talep edilen paranın icra takibi sırasında cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya yapılan itirazın kaldırılması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla bu paranın gerek nakden ve gerekse malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödenmesi gerekmektedir. İİK m. 72, VII uyarınca istirdat davası bir yıllık süre içerisinde açılabilir. Bir yıllık dava açma süresi hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmelidir. Bir yıllık dava açma süresi, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren başlar. İş bu davada, 10.04.2019 tarihinde 9.446,60 TL ve 6.472,32 TL olmak üzere toplam 15.918,92 TL ödendiği ve davanın 17.09.2019 tarihinde yani bir yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı aleyhine toplam 13.544,30 TL alacağın tahsiline yönelik başlatılan takip dosyasında, 18.01.2019 tarihli ödeme emrinin 25.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, icra takibinden sonra haciz işlemlerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Davaya konu edilen 5 no’lu hak edişin 17.06.2008 tarihli ve KDV dahil 6.919,48 TL bedelli, 6 no’lu hakedişin 17.06.2008 tarihli ve KDV dahil 3.125,85 TL bedelli olduğu tespit edilmiştir. Bu alacaklar yönünden İİK m. 72/VIII, c.2 uyarınca davacı iş bu paranın verilmesi lazım gelmediğini ispatla yükümlüdür.
Uyuşmazlığa konu, İstanbul ili […] ilçesi Yunus Mah. […] Ada 2 Parsel sayılı taşınmazda yer alan inşaatın hakedişlerine ilişkin düzenlenen belgelerin […] Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderildiği ve buna göre; inşaatın, 1 no’lu hakedişinde 1.770,00 YTL’lik dekonttan 17.07.2008 tarihinde 942,00 YTL, 2 no’lu hakedişte, 2.659,00 YTL ile 1.770,00 YTL’lik dekonttan 26.03.2009 tarihinde 3.483,00 YTL, 3 no’lu hakedişinde 5.000,00 YTL’lik dekonttan 11.08.2010 tarihinde 1.880,00 YTL ödemenin […] İstanbul Yapı Denetim Ltd Şti’ye yapıldığı, toplamda yatırılan 9.429,00 YTL dekonttan yukarıda belirtilen ödemelerden sonra kalan bakiye 3.124,00 TL olup emanette mevcut olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda belediye tarafından mahkemeye gönderilen 23.03.2020 tarihli yazı ve ekleri incelendiğinde, davacı ile davalı arasında 03.06.2008 tarihinde sözleşme yapıldığı, 27.06.2008-09.02.2009-31.12.2008 tarihlerine ilişkin denetim hizmet bedeline ait hakediş raporu düzenlendiği, mükellef olarak belirtilen […] tarafından belediyeye 21.11.2007 tarihinde 1.770,00 YTL ödeme yapıldığına dair tahsildar makbuzu düzenlendiği, yine gayrimenkul sahibi olarak belirtilen […] tarafından […] Belediye Başkanlığı Hesap İşleri Müdürlüğü’ne 0005074 numaralı 1.770,00 YTL yapı denetim taksiti yatırıldığı, 2008-6 yılına ilişkin 06.06.2008 tarihli 5.000 YTL, 2.659,00 YTL, ve 21.11.2017 tarihli 1.770,00 YTL “yapı denetim hesabı” açıklamalı para yatırıldığına dair Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından tahsildar makbuzu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu tespitlerden de anlaşılacağı üzere, dava dışı […] tarafından yatırılan paranın davaya konu yapıya ilişkin ve davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığa konu edilen 03.06.2008 tarihli yapı denetimi hizmet sözleşmesi’nden önceki döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İş bu nedenle, dava dışı […] tarafından belediyeye yatırılan bedellerin uyuşmazlığa konu yapı denetim sözleşmesinden kaynaklı yatırılıp/yatırılmadığı araştırılmalı ve 6100 sayılı HMK’nun 31. Maddesi uyarınca bu konuya ilişkin olarak taraflardan yazılı beyan dilekçesi sunulması istenilmelidir. Ayrıca, davaya konu yapıya iskan belgesi verilip/verilmediğinin incelenmesi amacıyla […] Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılmalı ve ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın tapu kaydı istenilmeli ve iş bu eksiklikler tamamlandıktan sonra gelen yazı cevapları incelenerek varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK’nin 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, 2020/684 Esas, 2021/802 Karar sayılı ve 28/09/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2025


