Yapı Denetim Yargı KararlarıYerel MahkemeAntalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararı 29.05.2025 (E.2025/426, K.2025/393)

Bu kararda, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapı denetim hizmeti veren bir şirketin, hem arsa maliklerinden hem de yüklenici şirket ile onun sözleşme tarihindeki yetkili temsilcisinden yapı denetim hizmet bedelini talep ettiği bir dava incelenmektedir. Dava önce pasif husumet yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilmiş, istinaf incelemesinde ise 4708 sayılı Kanun uyarınca yapı denetim hizmet bedelinden yalnızca arsa maliklerinin sorumlu olduğu, yüklenici firma ile onun temsilcisinin bu bedelden sorumlu tutulamayacağı belirtilerek karar bozulmuştur. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, istinaf bozma ilamı doğrultusunda yüklenici şirket ve onun yetkili temsilcisi bakımından davayı tefrik ederek, bu iki davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.


ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/426 Esas
KARAR NO: 2025/393
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2021
KARAR TARİHİ: 29/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Mahkememizden verilen … tarih ve …/… Esas …/… sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin … tarih ve …/… Esas …/… Karar sayılı ilamıyla, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası sonunda Mahkememizin …/… Esas numarasını almış ve … tarihli celsede verilen karar uyarınca tefrik edilen ve eldeki esasa kaydı yapılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıların sahibi olduğu … İli … İlçesi … Mah. … Sok. No: … adresinde bulunan tapunun bulunduğu arsanın üzerine yapılacak olan inşaatın inşası için taraflar arasında Antalya … Noterliğinin … yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre yapılacak olan yapının müvekkili şirket tarafından yapılması için yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkili üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve yapı hakkında yapı kayıt belgesi alındığını, ancak müvekkiline bu güne kadar bir ücret ödenmediğini, müvekkilinin …-TL alacağının yapı ruhsatının alındığı tarih olan … tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

… ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kim tarafından temsil edilerek işbu sözleşmeye imza atıldığının belirsiz olduğunu, müvekkillerinin taraf sıfatının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

Dosya içerisine, davacı vekilince kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hizmet sözleşmesi ve yapı ruhsatı sureti ibraz edilmiş, … Belediyesinden ilgili taşınmazın yapı ruhsatının ne zaman verildiği, hangi yapı denetim firmasınca denetlendiği, bedellerin kime ödendiği, yapı denetim firmasında değişiklik olup olmadığına ilişkin belgeler celp edilmiştir.

Dava; yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, davalı gerçek kişilerin pasif dava ehliyetine sahip olup olmadıkları, sözleşmenin taraflarının kimler olduğu, yapı denetim hizmetlerinin dava dışı 3. firmadan alınıp alınmadığı hususlarına ilişkindir. Dava eser değil hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup TBK 146. Madde uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağından, ruhsat tarihinden dava tarihine kadar geçen zamanda bu sürenin dolmadığı değerlendirilmekle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

Dava dosyasının, mahkememizin …/… esas sayılı dosyasından davalılar … ve … bakımından tefrik edilerek mahkememizin …/… esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin …/… E. …/… K. Sayılı … tarihli hükmü ile; “İlgili belediyeden gelen yazı cevaplarına göre ilgili yapıda davacıdan önce iki farklı yapı denetim firmasının faaliyet gösterdiği, daha sonra davacı firmanın yer aldığı ancak davacı firmanın … Sayılı Resmi Gazete ile kapatılması nedeniyle inşaata devam edilemeyerek mühürlendiği, ilgili yapı denetim firmalarının gerekli belgelerle talep etmeleri halinde seviye hakedişlerinin ödendiği, buna göre davacının edimini ifa edip hakediş seviyesine göre belediyeden bir talepte bulunmadığı, davaya konu olan sözleşme tarihi itibari ile yönetmeliğin 27. Maddesindeki metrekare birimlerinin bin olduğu, yani sözleşme tarihi itibari ile davaya konu 2006 metrekare yapı alanı için gerekli yapı denetim hizmet bedelinin yapı sahiplerince mal müdürlüklerindeki emanet hesabına yatırıldığı, davacı dışında görev yapan firmalara da belediyenin ödemelerini yaptığı, bu aşamada davacının davalılardan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, hakediş ödemelerinin ilgili belediye birimlerince yapıldığı anlaşılmakla Pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığından dava dilekçesinin usulden reddine,” karar verilmiştir. Mahkememizce verilen hükme karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Antalya BAM … Hukuk Dairesi …/… E. …/… K. Sayılı … tarihli hükmüyle özetle bozulmuştur.

Mahkememizin …/… E. …/… K. Sayılı kararına karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurması üzerine Antalya BAM … Hukuk Dairesi …/… E. …/… K. Sayılı … tarihli kararında: “4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, Yapı Denetim Kuruluşları ve Görevleri başlıklı 2. maddesinde ‘Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.’ Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmeleri başlıklı 5. maddesinde ‘(Değişik birinci fıkra: 11/5/2018-7143/19 md.) Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça belirlenen haller dışında feshedilemez.’ hükmüne yer verilmiştir. Buna göre 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumludur.

Bu husus Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 27/06/2018 tarih 2016/4869 E. 2018/7372 K. Sayılı ilamında; ‘… Uyuşmazlık, verilen yapı denetim hizmet ücretinden, davalı arsa sahiplerinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket yapı denetim hizmetinin sona erdiğini ancak ediminin karşılığı olarak ücretin ödenmediğini iddia etmekte olduğuna göre davacı şirket ediminin karşılığını arsa sahiplerinden talep etme hakkına sahiptir. 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası’nın 2. maddesindeki, “…Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” ve aynı Yasa’nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir…Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…’ şeklinde ifade edilmiştir.

Davalı … arsa malikleri olan diğer davalılar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamıştır. Davalı … ise bu şirketin yetkili temsilcisidir. Davacı tarafça bu davalılardan da yapı denetim hizmet bedeli talebinde bulunulmuştur. 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca davacının hizmet ücretinden yalnızca arsa malikleri sorumlu olup yüklenici firma olan davalı .. ve onun sözleşme tarihindeki yetkili temsilcisi olan davalı …’nın herhangi bir sorumluluğu yoktur. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02/12/2015 tarih 2014/35361 E. 2015/35230 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.)

4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı kanunun 5. maddesindeki amir hükümleri uyarınca davacının hizmet ücretinden arsa maliklerinin sorumlu olacağı gözetilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yüklenici firma olan davalı … ve onun sözleşme tarihindeki yetkili temsilcisi olan davalı … bakımından davanın pasif husumetten reddine, davanın arsa maliki olan davalılar bakımından esastan incelenmesine geçilmesi gerekirken hak ediş ödemelerinin Belediyece yapıldığı, davacının Belediyeden hakediş seviyesine göre bir talepte bulunmadığı belirtilerek yanlış değerlendirme ile davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

O halde mahkemece yapılacak iş; davalılar … ve … bakımından davanın pasif husumetten reddine, arsa maliki olan davalılar bakımından ise, işin esasına girilerek, davalı arsa sahiplerinin sorumlu olduğu bedel belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesinden ibarettir.” denilerek mahkememizin kararı kaldırılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Mahkememizin …/… E. Sayılı sırasındaki dava, denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır. Mahkememizin …/… E. …/… K. sayılı hükmü ile davanın usulden reddine dair … tarihinde karar verilmiş ve mahkememiz kararının Antalya … Hukuk Dairesi’nin …/… E. …/… K. Sayılı hükmü ile bozulmuştur. İstinaf bozma ilamında davalılar … ve … bakımından davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle davalılar … ve … bakımından tefrik kararı verilerek bu davalılar bakımından mahkememizin iş bu esas numarasına kayıt edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar … ve …’ya karşı açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken …-TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. göre hesaplanan … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/05/2025

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk