İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Kararı 25.05.2022 (E.2021/1772, K.2022/635)
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. Hukuk Dairesi Kararı
Esas No: 2021/1772
Karar No: 2022/635
Karar Tarihi: 25.05.2022
ÖZET: Bir yapı denetim kuruluşunun, bir inşaat kooperatifine ait 9 blokluk yapının denetimi karşılığında geç ödenen hak edişler nedeniyle işlemiş temerrüt faizinin tahsili istemiyle hem yüklenici kooperatife hem de arsa sahiplerine karşı açtığı bu davada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 4708 sayılı Kanun’un 2. ve 5. maddeleri uyarınca yapı denetim hizmet bedelinden sözleşmenin tarafı olan yüklenici kooperatifin değil, kanun gereği arsa sahiplerinin sorumlu olduğunu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek kooperatif yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, arsa sahipleri yönünden ise kabulüne karar vermiştir. Karar, yapı denetim hizmet bedeli ve fer’ilerinden (faiz dahil) sözleşmenin biçimsel tarafı olan yüklenici değil kanunen arsa sahibinin sorumlu tutulması gerektiğini netleştiren tutarlı bir içtihat örneğidir.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, ESAS NO: 2017/895, KARAR NO: 2021/470, KARAR TARİHİ: 02.06.2021, DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili firmanın, malikleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bir kooperatife ait inşaatın yapı denetimi hizmeti için davalı kooperatif ile 2004 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi yapıldığını, yapının 9 bloğa ayrıldığını, davalı firmanın hakedişleri belli bir tarihe kadar normal ödediğini, ancak sonrasında hakedişlerin kesintiye uğraması nedeniyle davalıya çeşitli ihtarnameler keşide edildiğini, hakedişlerin ödenmemesi nedeniyle ilgili Belediye Başkanlığına başvurularak 4708 sayılı yasa gereği yapının durdurularak mühürlenmesinin istendiğini ve mühürlendiğini, ödenmeyi bekleyen hak edişlerin nihayetinde 2017 yılının muhtelif tarihlerinde geç ödendiğini, gecikmeli ödeme nedeniyle 9 blok için hak edişlerin ödendiği tarihler ile hak edişlerin yapı denetim sisteminden alındığı tarihler aralığındaki zaman zarfına tekabül eden gecikme faiz tutarı KDV hariç 288.272,39 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle usule ilişkin itirazlarla birlikte, esasa ilişkin olarak müvekkili davalı kooperatifin inşaatın yapımını toprak sahipleri olan diğer davalılarla anlaşarak üstlendiğini, yapı denetimi işini davacı şirkete verdiğini, tarafların 2004 yılında imzaladıkları Yapı Denetim Sözleşmesini 2014 yılında anlaşarak karşılıklı olarak feshettiklerini, davacının müvekkili kooperatiften alacaklı değil borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar (arsa sahipleri) vekili ise, aralarındaki sözleşmede yapı denetim giderlerinin kooperatifçe karşılanacağının ve kooperatife karşı üçüncü kişilerle olan anlaşmazlıklarda taraf olarak alınamayacaklarının kararlaştırıldığını, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı arsa sahiplerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarından bahisle husumet itirazında bulunduğu, ancak 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu’nun 2/1. maddesine göre yapı denetim hizmetinin yapı sahibi veya vekili ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre yürütüleceği, yapı sahibinin yapım işi yaptığı yükleniciyi bu iş için vekil tayin edemeyeceği, Kanun’un 8/5. maddesi gereğince yapı denetim hizmet bedelinden yapı sahibinin sorumlu olduğu, dolayısıyla davalı arsa sahiplerinin sözleşmenin tarafı olmasa dahi yapı denetim hizmet bedelinden ve ferilerinden kanun gereği sorumlu oldukları gerekçesiyle husumet itirazının reddedildiği; uyuşmazlığın, davacı ile kooperatif arasındaki yapı denetimine ilişkin hizmete göre %85 hakediş oranında davalılar tarafından yapılan geç ödemeler nedeniyle ödenen temerrüt faizinden davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı konusunda toplandığı; hesap bilirkişisi tarafından hak ediş ve ödeme tarihleri esas alınarak yapılan hesaplamada 1.818.695,02 TL işlemiş avans faizi tespit edildiği; davalı tarafından sunulan bir ibra protokolünün, 4708 sayılı Kanun’un 5. maddesi karşısında kanunen işlerlik ve geçerlilik kazanamayacağı, kaldı ki protokol tarihinden sonra da bir kısım ödemelerin yapılmaya devam edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 288.272,39 TL’nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında yapılan protokol ile alacak/borç miktarının sabitlendiğini ve davacının alacağının ortaklıktan doğan borcuna mahsup edilerek ödendiğini, mahkemece bu ibranamenin hukuki bir dayanak olmaksızın geçerli kabul edilmediğini, asıl borç sona erdiğinden faiz talep edilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, geç ödenen yapı denetim ücreti nedeniyle işlemiş faiz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile 5. maddesindeki hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olup, taraflar arasında yapılan sözleşmede bu bedelden yapı müteahhidinin sorumlu olduğunun kararlaştırılması da bu sorumluluğu değiştirmeyecektir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 02.12.2015 tarih 2014/35361 E. 2015/35230 K.; 28.11.2019 tarih 2016/25151 E. 2019/11671 K.). Bu nedenle her ne kadar yapı denetim sözleşmesi davalı arsa malikleri tarafından imzalanmamış ise de, 4708 sayılı Kanun’un 2. ve 5. maddelerindeki amir hükümler uyarınca davacının hizmet ücretinden arsa malikleri sorumlu olacağı gözetilerek, bu durum kamu düzenine ilişkin olduğundan, davalı kooperatif yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan tüm nedenlerle davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlarda sınırlı olmak üzere kabulü ile davalı arsa malikleri yönünden karar istinaf edilmemiş olması nedeniyle kazanılmış haklar gözetilerek HMK 353/b-2 maddesi uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/895 Esas, 2021/470 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE; davalı kooperatif yönünden açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE; davalı arsa sahipleri yönünden açılan davanın kabulü ile, hak edişlerin süresinde ödenmemesi nedeniyle 9 blok için hak ediş tarihi ile ödeme tarihleri arasında geçen süreye tekabül eden işlemiş avans faizi toplamının taleple bağlı kalınarak 288.272,39 TL’sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine; harç ve yargılama giderlerinin buna göre paylaştırılmasına; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.


