Bölge Adliye MahkemesiYapı Denetim Yargı Kararlarıİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Kararı 25.05.2022 (E.2021/939, K.2022/636)

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi Kararı 25.05.2022 (E.2021/939, K.2022/636)

 

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. Hukuk Dairesi Kararı

Esas No: 2021/939

Karar No: 2022/636

Karar Tarihi: 25.05.2022

ÖZET: Aynı kooperatif inşaatına ilişkin bir başka uyuşmazlıkta, yapı denetim kuruluşunun, inşaatın sözleşmede öngörülen sürede bitirilememesi nedeniyle hak ettiğini iddia ettiği “ilave hizmet bedeli” alacağına ilişkin bu davada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, yine arsa sahiplerinin (kooperatifin değil) sorumlu olduğunu teyit etmekle birlikte, taraflar arasında imzalanan bir “ibra protokolü”nün (borcun kooperatif ortaklığından doğan bir borca mahsup edilerek kapatıldığına dair anlaşmanın) gerçekten uygulanıp uygulanmadığının ve mahsuplaşmanın yapılıp yapılmadığının bilirkişi incelemesiyle araştırılmadan karar verilmesini eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur. Karar, yapı denetim hizmet bedeli alacaklarında tarafların yaptığı ibra/mahsup anlaşmalarının geçerliliğinin ve fiilen uygulanıp uygulanmadığının nasıl denetleneceğini gösteren, aynı inşaat projesine ilişkin diğer kararlarla birlikte okunması gereken tamamlayıcı bir emsaldir.

 

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, ESAS NO: 2017/896, KARAR NO: 2021/256, KARAR TARİHİ: 25.03.2021, DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde tek ruhsata bağlı 9 bloktan ibaret arsa üzerinde kat karşılığı inşaatını yapan davalı kooperatif ile müvekkili firma arasında 2004 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede öngörülen 42 aylık sürede inşaatın bitirilmediğini, buna rağmen tarafların yapı denetim hizmeti vermeye devam ettiğini, sözleşmede öngörülen sürenin bitim tarihinden itibaren uzayan hizmet süresi için 4708 sayılı yasa gereği hizmet bedeline esas oranın her 6 ay için %10 ilave hizmet bedeli verilmesi gerektiğini, bu ilave hizmet bedellerinin hesaplanıp bildirildiğini ancak davalı kooperatifin ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak üzere şimdilik 2 yıl ile sınırlı (42 ila 66. aylar arası) 9 blok için ilave hizmet bedelleri toplamı KDV hariç 148.556,41 TL ile işlemiş ticari faizler toplamı olmak üzere toplam bakiye KDV hariç 399.228,55 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı kooperatif vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, aynı taraflar ve konular arasındaki başka bir dava dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, yapı denetim şirketlerinin denetimden doğan alacaklarının 4708 sayılı Kanun’un 5. maddesince düzenlendiğini, belediye kayıtlarına göre davacının borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar (arsa sahipleri) ise sözleşmenin tarafı olmadıklarını belirterek husumet itirazında bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapı denetim sözleşmesinin karma tipli bir sözleşme olduğu ve genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalı kooperatifin ticaret şirketi sayılması nedeniyle yetki ve görevsizlik itirazlarının da reddi gerektiği; davalı gerçek kişilerin (arsa sahiplerinin) yapı denetim hizmet sözleşmesinde taraf olmadıklarını iddia etseler de 4708 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca yapı denetim hizmetinin yasal muhatabının yapı sahibi olduğu, bu nedenle hizmet bedelinden arsa sahiplerinin de sorumlu olduğu; davalı kooperatifçe ibraz edilen ve yapı denetimi ek hizmet ücretlerini de kapsayan bir ibra sözleşmesinin bulunduğu, ancak Beşiktaş Noterliği kanalıyla yapılan yazışmalar ve kooperatifin yönetim kurulu kararı ile imzalanan ortaklık taahhütnamesi birlikte değerlendirildiğinde, gerçek iradenin, yapı denetim bedelinin kanun gereği belediye üzerinden ödenmesi zorunluluğu nedeniyle mahsup sözleşmesinin fiilen yürürlükten kaldırıldığı yönünde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 148.556,41 TL asıl alacak ve 26.190,69 TL temerrüt faizinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek bu yönden düzeltme talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, protokol ile alacağın mahsup edilerek ödendiğini, mahkemece bu ibranamenin geçerli kabul edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı arsa sahipleri (murisleri) vekili; sözleşmeye taraf olmadıklarını, husumet yokluğu bulunduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan inşaatın süresi içerisinde bitirilememesi nedeniyle ilave hizmet bedeli istemine ilişkindir. 4708 sayılı Kanun’un 2. ve 5. maddeleri uyarınca yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olup, taraflar arasında yapılan sözleşmede yapı müteahhidinin sorumlu olduğunun kararlaştırılması bu sorumluluğu değiştirmeyecektir. Bu nedenle her ne kadar yapı denetim sözleşmesi davalı arsa malikleri tarafından imzalanmamış ise de, davacının hizmet ücretinden arsa malikleri sorumlu olacağı gözetilerek, bu durum kamu düzenine ilişkin olup davalı kooperatif yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.

Davalı arsa sahipleri yönünden; davacı ile davalı kooperatif arasında 19.03.2004 tarihli denetim hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yapının öngörülen bitirilme süresinin 42 ay olduğu, inşaatın bu sürede bitirilemediği, sözleşmenin 20.11.2014 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapı denetim sisteminde oluşan ve davacı firmaya ödenmesi gereken toplam ilave hizmet bedeli tutarı hesaplanmış, davalı kooperatif tarafından yapılan avans ödemeleri düşülerek bakiye tutar belirlenmiştir. Davalılar istinaf dilekçesinde; davalı kooperatif ile davacı şirket arasında 14.10.2014 tarihli ibra protokolü imzalandığını, davacının kooperatiften olan alacaklarının ortaklıktan doğan borcuna mahsup edilerek ödendiğini, bu şekilde tarafların birbirlerini ibra ettiğini ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan belgelerden, davacının bir kısım alacaklarına karşılık iki bağımsız bölümün kendisine devri karşılığında davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, akabinde 14.10.2014 tarihli protokolün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 4708 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince ödemelerin belediye aracılığıyla yapılması zorunluluğu nedeniyle ibra sözleşmesinin fiilen işlerlik kazanamadığı tespitinde bulunulmuş ise de, söz konusu yasanın taraflar arasında sulh protokolü düzenlenmesine engel teşkil etmediği; bu nedenle söz konusu protokolün uygulanıp uygulanmadığının, mahsuplaşmanın yapılıp yapılmadığının, tarafların ticari defter ve kayıtları ile kooperatif ve belediye kayıtları ile ilgili bağımsız bölümlere ait tapu kayıtları getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle araştırılması gerekirken hukuki yanılgı ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca, aynı sebepten doğan ve dava konusu hak ve borcun ortak olduğu ilgili başka bir dava dosyası ile işbu dosyanın birleştirilmesi yoluna gidilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Kabule göre de, arsa sahibi davalılara çekilmiş bir ihtar bulunmadığından bu davalılar yönünden temerrüt faizine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

HÜKÜM: Davacı tarafın istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına; istinaf eden davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/896 E. 2021/256 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE; harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK’nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

ima ihsan ağapınar logo beyaz, ima, avukat ihsan ağapınar, ihsan mustafa ağapınar
Maltepe, Gazi Mustafa Kemal Blv. Köşe Apt No:110-112/13 D:3. Çankaya/Ankara
Kınıklı Mah. Doğan Demircioğlu Cad. 75/2 Pamukkale/DENİZLİ

DANIŞMA HATTI

Sitedeki tüm yazılı materyal, dosya, bilgi, logo, resim ve ilgili fikri haklar İMA Hukuk’a aittir. Yazılı onay olmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz.

Copyright © İMA Hukuk